Dueto a planned power outage on Friday, 1/14, between 8am-1pm PST, some services may be impacted.
Dr. Banu Küçükkırım çocuklarda aşırı terlemenin 10 nedenini anlattı, uyarı ve önerilerini şöyle aktardı: • Solunum yolu hastalıkları ve alerji: Solunum yolu hastalıkları ve
Göbekte ve etrafında şişlik, ödem ve hassasiyet. Göbekte nohut veya ceviz büyüklüğünde kitle, göbeğin dışa doğru çıkması veya genişlemesi. Göbekten kötü ve pis kokulu akıntı ve/veya kan gelmesi. Sık sık geleneksel uygulamalar yapan kişilerde göbekteki şişlik ve sertlik daha yoğun bir şekilde görülür. Şişkinlik
Bebeklerde karın bölgesinde fark edilen şişlik görülebilir. Diş çıkarma evresi, hastalık mevcutsa gecikebilir. Bebeğin boyu, normal sınırların altında kalabilir. Bebeklerde el ve ayak bileklerinde olması gerekenden daha fazla olan kalınlıklar görülebilir.
BebeklerdeGöz Çapaklanması Nasıl Temizlenir? Temiz ve yumuşak bir bezi temiz suyla ıslatın ve bebeğin gözlerindeki sarı akıntıyı silin. Bunu günde birkaç kez, gerektiği kadar tekrarlayın. Gözyaşı Kanallarına Masaj Yapın Gözyaşı kanalları; gözün burun tarafındaki kenarın altında yer alır.
Depositphotos'tan uygun fiyatlı, yüksek kaliteli Göğüs kafesi fotoğrafları indirin Milyonlarca stok görsel ve hızlı resim arama sunan popüler telifsiz fotoğraf sitesi
Dlmny5. ÇOCUKLARDA MEME HASTALIKLARI Meme ile ilgili hastalıklar her yaş grubunda, kızlarda ve erkek çocuklarda görülebilir. Tamamına yakını iyi huyludur. Kötü huylu olma olasılığı çok düşük olmakla beraber kitle giderek büyüyorsa veya sert kıvamda, düzensiz kenarlı, göğüs duvarı veya cilde fikse, bölgesel lenf nodlarında büyüme varsa ileri çalışmalar yapılmalıdır. ÖYKÜ Hasta diğer ergenlik belirtileri açısından detaylı olarak muayene edilir. Adet, genital pubik kıllanma vb. durumlar sorgulanır. Adet görüyorsa düzenli olup olmadığı, en son ne zaman adet gördüğü, şikayetlerin başlangıcı ve ailede meme hastalığı varlığı sorgulanır. Bilinen bir hormonal rahatsızlığı ve ya kronik bir hastalığın varlığı öğrenilir. Gerekli durumlarda hasta çocuk endokrinoloji polikliniğine yönlendirilir. FİZİK MUAYENE Memelerde şekil bozukluğu, ödem, kızarıklık, deride ve meme başında çekilme olup olmadığına dikkat edilir. Oturur ve yatar pozisyonda memede ele gelen kitle varlığı araştırılır. Koltuk altı ve köprücük kemiği üzeri bölge büyümüş lenf nodları varlığı açısından değerlendirilir. TANI NASIL KONULUR? Fizik muayene sonrası tanının netleştirilmesinde en yardımcı tetkikler şunlardır Ultrasonografi Kitlenin solid mi kistik mi olduğu anlaşılır. 5 mm’den küçük kitle ve kalsifikasyonları gösterememesi erken tanı sıkıntısını ortaya çıkartır. Erişilmesi kolay, ucuz, radyasyon içermeyen noninvaziv bir tetkiktir. Çocukluk çağı meme hastalıklarının takibinde en sık başvurulan tanı aracıdır. Mammografi Yumuşak doku ve içindeki kalsifikasyonları gösteren bir tetkiktir. Radyasyon etkisi nedeniyle çocukluk çağında kullanılması önerilmemektedir. İnce iğne aspirasyonu Bir enjektöre takılmış bir iğne ile ciltten geçerek kitleden örnek alma işlemidir. Kitle kistik ise sıvı boşaltılır, laboratuvar ve sitolojik incelemeler yapılır. Ancak negatif sitolojik muayenenin, meme kanseri ihtimalini ortadan kaldırmadığı akılda tutulmalıdır. Bununla beraber yapılmış çalışmalarda, özellikle çocukluk çağında daha sık olarak iyi huylu kitleler görüldüğünden ayırıcı tanıda önerilmektedir. Yalnış negatif ve yalnış pozitif sonuçları düşüktür. Genel anestezi gerektirmez, hızlı ve güvenli bir tanı yöntemidir. Meme biyopsisi İğne aspirasyon biyopsisi şüpheli, klinik muayene ve takiplerinde büyüyen kitlelerde insizyonel ve ya daha küçük kitlelerde ise eksizyonel biyopsi yapılır. Çocuklarda cerrahi sonrası meydana gelebilecek meme şekil bozuklukları nedeniyle, kuvvetli malignite düşünülen hastalarda uygulanmaktadır. BAŞLICA MEME HASTALIKLARI Politelia Koltuk altından pubise kadar olan süt hattında herhangi bir yerde ekstra bir ve ya birden fazla meme başı olmasıdır. Polimasti aksesuar meme İkiden fazla meme olmasıdır. Koltuk altından pubise kadar olan bölgede yerleşebilir. Meme başı da bulunabilir. Sıklıkla lenf nodu büyümeleri, yağ bezeleri ve ter bezi hastalıklarıyla karışabilir. Sıklığı %2-6 olarak bildirilmiştir. Kadınlarda erkeklerden iki kat daha sık görülmektedir. En sık koltuk altında olmakla beraber, normal memedeki kadar iyi ve kötü huylu hastalık gelişim riski vardır. Tüm meme kanserlerinin % aksesuar meme dokusunda görülmiüştür. Düşük risk dolayısıyla cerrahi tedaviden ziyade takibi önerilmektedir. Düzenli olarak hastaların kendikendilerini muayene etmeleri ve doktor muayenesi yapılması önerilir. Hastanın yaşına göre ultrasonografi ve mammografi takipte başvurulan tetkiklerdir. Kozmetik nedenlerle cerrahi uygulanan hastalar da mevcuttur. Hipoplazi ve Aplazi Temelde yatan göğüs duvar yapısındaki anomalidir. Pektoral kasları veya kotları içeren yokluk veya hacminde azalma eşlik edebilir. Meme dokusu gelişmemiş ve ya az gelişmiştir. Atrofi Normal meme gelişimi olduktan sonra meme dokusunun küçülmesi ve ya yok olmasıdır. Ergenlerde düşük östrojen veya artmış androjenin sonucundaki endokrin bozukluklar sorumlu olabilir. Aşırı kilo kayıpları sonrası da oluşabilir. Yağ nekrozu Meme kanserini taklit eden benign bir durumdur. Meme travması sonucu ortaya çıktığına inanılır. Mastit ve Abseler Başvuruda memede ağrı, kızarıklık ve şişlik olabilir. Uygun antibiyotik tedavisi önerilir. Apse düşünülüyorsa boşaltma yapılmalıdır. Mastalji Memede ağrı olmasıdır. Adet döngüsüyle ilişkili ve ya bağımsız olabilir. Genç ve adölesan kızlarda sıklığı bilinmemektedir. Uzun süre devam edebilir. Hastaların yarısında kendiliğinden kaybolur. Çeşitli medikal tedaviler önerilebilir. Duktal ektazi Çocuklarda nadir görülen, meme başı altında kitle ve ya kanlı meme başı akıntısıyla kendini belli eden bir patolojidir. Çocuklarda sıklığı erkeklerde 2,5 kat daha yüksek olarak bildirilmiştir. Tanıda fizik muayene ve ulrasonografi yeterli olmaktadır. Ultrasonografi ile meme başı altında tek ve ya daha fazla kistik lezyon görülebilir. Fakat yapılan otopsi çalışmaları 3 hafta- 3 yaş arası meme hastalığı ve ya belirtisi olmayan çocuklarda da meme kanallarında genişleme gösterilmiştir. Bu yüzden memenin gelişimsel bir anomalisi olduğu kabul edilmekle beraber nedeni tam olarak aydınlatılamamıştır. Tedavisi tartışmalıdır. Genellikle meme başı akıntısının 1-9 ay arasında geçtiği gösterilmiştir. Gözle görülen ve elle muayenede ele gelen lezyonlarda, özellikle erkek çocuklarda cerrahi tedavi de bir diğer seçimdir. Jinekomasti Erkek memesindeki glandüler dokunun benign proliferasyonudur. Meme görülecek veya hissedilecek kadar büyümüştür. Erkek memesindeki büyüme fizyolojik olarak yenidoğan döneminde, adölesanda ve yaşlılık döneminde görülebilir. Erkek çocukların %30-60′ında jinekomasti görülür. İlk 10-12 yaşta ortaya çıkar. En fazla görüldüğü dönem 13-14 yaştır. Genellikle tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Takip önerilir. 1 yıldan uzun süre devam ederse ek araştırma gerekir. Hastaların endokrin polikliniğine yönlendirilmesi, hormonal bozukluğun ekarte edilmesi, kronik ilaç kullanımının sorgulanması ve neoplazi açısından testis muayenesi ve böbrek üstü bezinin görüntülenmesi önerilir. YENİDOĞAN BEBEKTE MEME HASTALIKLARI Zamanında doğan bebeklerde memede yaklaşık 1 cm çapında nodül bulunmaktadır. Bu sütçocukluğu dönemine kadar devam eder ve kaybolur. Anneden geçen hormonlar nedeniyle yenidoğan bebeğin memesinden süt gelebilir. Genellikle 3-4 hafta içinde kendiliğinden geçer. Nadiren 6 aya kadar devam edebilir. Bu normal bir durumdur. Nadir olarak da süt çocukluğu döneminde periduktal mastit, meme başı değişiklikleri ve meme başı çekilmesi gibi iyi huyludurumlarla karşılaşılabilir. PREPÜBERTAL MEME KİTLELERİ Daha sık kız çocuklarda olmak üzere her iki cinsiyette de hastalar, memede ele gelen kitle, şekil bozukluğu, meme başı akıntısı, memede ağrı, şişlik, kızarıklık şikayetiyle başvurabilirler. Heriki meme tomurcuğunun gelişimi arasında aylarca fark olabilir. Bu normal bir durumdur. MEME KİSTLERİ-FİBROKİSTİK HASTALIK Memenin gelişim aşamasında içerisinde kistler oluşabilir. Genellikle ağrısız, yumuşak ve çevre dokulara yapışık olmayan iyi huylu oluşumlardır. Çok büyük kistler iğne ile boşaltılıp sitolojik incelemeye gönderilebilir. Fibrokistik hastalık da genellikle adet döngüsü boyunca memede ağrı nedeni olabilir. Adet düzensizliği genellikle eşlik edebilir. Kendiliğinden birkaç siklusta kaybolur. Sebat ederse tanı ve tedavi amaçlı girişimler gerekebilir. FİBROADENOM Çocukluk çağında memede en sık görülen oluşumlardır. Sıklığı %7-13 olarak bildirilmiştir. Bunların % dev fibroadenomlardır, 5cm’in ve 500 mg’ın üzerindedirler. Genellikle 1-2 cm boyutlarında ve %10-15 hastada ise birden fazladır. İyi huylu oluşumlardır. Kötü hastalık gelişim riski % olarak bildirilmiştir. Literatürde bu konu ile ilgili veriler tartışmalı olup fibroadenomu olan hastalarda daha sonra meme kanseri gelişme sıklığının yaşıt hastalara göre arttığı bildirenler varken, sıklığın eşit oluğunu savunanlar da mevcuttur. Fibroadenomlar iyi sınırlı, lastik kıvamında ve hareketlidirler. 2 cm’nin üstünde ve ya 1 cm’nin üstünde ve takibinde büyümeye devam edenlerde temiz cerrahi sınırla beraber çıkarılması önerilmektedir. %10-40’ı kendiliğinden kaybolur. Buna rağmen cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra bile 5 yıllık takibi içerisinde tekrarlama olasılığı %33 olarak bildirilmiştir. MEME KANSERİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR MÜ? Kötü huylu meme hastalıkları çocuklarda nadir görülür. Sıklığı, 20 yaş altında 100 bin kadında % az bildirilmiştir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Birincil göğüs duvarı kanserleri göğüs kafesindeki, kemik, kıkırdak ve yumuşak dokulardan orijin alabilen, selim veya habis, geniş bir gruptur. Göğüs duvarına olan yayılımlar ise akciğer, akciğer zarı, kas veya meme kanserlerinden kaynak alabilir. Bunlar uzak yayılım olabileceği gibi daha sık olarak lokal tutulum şeklindedir. Çeşitli kanser dışı hastalıklar da göğüs duvarına yerleşebilir. Birincil göğüs duvarı tümörleri tüm kanserlerin %1-2’sinden daha azdır. Çocuklarda ve yetişkinlerde tüm birincil göğüs duvarı tümörleri içinde %50’den fazlası yumuşak doku kaynaklı kötü huylu tümörlerdir. Hastalarda ağrı ve şişlik başta olmak üzere çeşitli şikayetler olabilir, hastaların az bir kısmında şikayet yoktur. Tüm göğüs duvarı kanserlerinin esas tedavisi cerrahi olarak çıkarılması ve yeniden göğüs duvarının oluşturulmasıdır. Çoğu zaman göğüs cerrahi, plastik cerrahi ve beyin cerrahisinin ortak ameliyat yapması gerekmektedir. Göğüs duvarı ameliyatının 4 ana gerekçesi vardır 1 Göğüs duvarı iltihabı, 2 Selim ve habis kanserler, 3 Işın radyasyon hasarı, 4 Kaza. Göğüs duvarı kanserleri nadir görülür. Bunların başarılı tedavisinin anahtarı erken tanı, geniş cerrahi uygulamak ve göğüs duvarının yeniden tamir edilmesidir. Bazı çalışmalara göre göğüs duvarı tümörlerinin %60’ı habis kötü huyludur. Göğüs duvarı tümörlerini 3 ayrı bölümde incelemek gerekir primer, bölgesel tutulum meme ve akciğer ve uzak yayılım. Birincil göğüs duvarı kanserleri en sık olarak kemik ve kıkırdaklarda meydana gelir ve kaburgalar en sık tutulan oluşumlardır. Primer iman tahtası tutulumu %1 oranında görülür ve hemen tamamı kötü huyludur. Birincil göğüs duvarı kanserleri selim ve habis olarak 2’ye ayrılır. Selim tümörler yumuşak doku veya kemik kıkırdaklardan kaynak alabilir. Yumuşak dokudan çıkanlar yağ dokusu tümörü, bağ dokusu tümörü, lenf kanalları tümörü, kan damarı tümörleri, çizgili kas tümörü; kemik kıkırdak dokudan kaynaklananlar ise bağ dokusu displazisi, kıkırdak tümörü, kemik-kıkırdak tümörü osteokondroma, kemik kisti, dev hücreli tümördür. Kemiğin bağ dokusu fibröz displazisi tüm selim tümörlerin %30’unu oluşturur. Yan ve arka kaburgalardan kaynak alır. Yavaş büyüyen tümörlerdir. Kıkırdak tümörleri kondrom 20-30 yaşlarında en sık görülen ve yavaş büyüyen tümörlerdir. En sık kaburganın kıkırdak birleşim yerinde ortaya çıkarlar. Selim tümörler genellikle ağrısız, yavaş büyüyen kanserlerdir. Habis birincil tümörlerde yumuşak doku ve kıkırdak kemik kaynaklıdır. Yumuşak doku kaynaklı olanlar yumuşak doku sarkomu, desmoid tümör, PNET; kıkırdak kemik kaynaklılar kondrosarkom, kemik sarkomu, tek plasmasitom, habis fibroz histiositom, Ewing sarkom. Habis tümörler hızlı büyüyen, ağrılı ve ele gelen şişliklerdir. Şikayetlerin süresi selim tümörlere göre oldukça kısadır. Kemik dokudan kaynaklanan kanserlerin tümü kaburgalardan orijin alır. Kötü huylu kanserler ağrı ile şikayet yaparlar, bu durum kötü gidişatın işaretidir. Kemik tutulumuna bağlı ağrı, bölgesel kötü davranışı gösterir. Yumuşak doku sarkomlarında ağrı genellikle görülmez ve diğer habis göğüs duvarı kanserlerine göre daha iyi bir süreç izler 5 yıllık sağkalım= %60. Ewing sarkomu’nda %47, kemik-sarkomunda %15 ve plazmositomda %20, 5 yıllık sağkalım görülür. Birincil kıkırdak-sarkomu, iman tahtasının sternum en sık görülen kanseridir ve 30-40 yaşlarda görülür. Radyolojik olarak tümör kemiğin kabuk kısmını kortikal etkiler. Tümör ön kaburgakıkırdak bileşkeyi de etkileyerek komşu dokulara yayılım gösterir. Tam cerrahi çıkarım sonrası 5 yıllık sağ kalım %70’dir. Kemik sarkomu, büluğ ve genç yetişkinlerde uzun kemiklerde görülür. 5 yıllık sağ kalım %20’dir. Hastaların %68’inde uzak yayılım yapar ve en sık akciğerlere sıçrar. Tek plazmositom, yaşlı erkeklerde ve sessiz yaygın bir hastalık olan multipl miyelom ile birlikte görülür. Genellikle ağrı, kitle veya her iki şikayet birliktedir. Uzak yayılımı olan göğüs duvarı kanserleri nadirdir. Tiroid bezi, prostat, meme, akciğer, böbrek uzak yayılım yerleridir. Bu olgularda ameliyatla kanserin çıkarılması esasları ilk tümörün kontrolü, başka alanda yayılım olmaması ve kitlenin tam cerrahi olarak çıkarılma şansının bulunmasıdır. Radyolojik incelemede kitlenin çapı ve büyüme hızına, kemik kabuğunun kortikal yıkımına, yumuşak doku tutulumuna ve diğer alanlarda habaset düşündürecek yayılım metastaz varlığına dikkat edilmeli. Göğüs Tomografisi BT, bu bulguları değerlendirmek için yeterlidir. İman tahtası tutulumu olan bir hastada, başka metastaz olup olmadığını incelemek için kemik sintigrafisi de çekilmelidir. Göğüs duvarı cerrahi yapılarak çıkarılacaksa en önemli şart tam cerrahi çıkarılma işlemini yapılabilmesidir. Kitlenin tam çıkarılamadığı olgularda nüks kısa sürede ortaya çıkmaktadır. Kanserin etrafından en az 4 cm’lik makroskopik tümörsüz doku da çıkarılmalıdır. Kitlenin bir üst ve alt sağlam kaburganın alınması şeklinde de uygulanabilir. Göğüs duvarı çıkarıldıktan sonra yeniden göğüs duvarı oluşturmak için göğüs duvarı stabilitesini ve normal fonksiyonunu sağlamak, açıklığı uygun yumuşak doku ile kapatmak ve kozmetik görünüşü sağlamaktır. Bu amaçla çeşitli göğüs duvarı sabitleyicileri mevcuttur. Sentetik materyaller goreteks greft-PTFE, prolen mesh, kompozit protezler-marlex mesh ve metilmetakrilat ve hastaya ait dokular otolog materyaller; kemik greftler, kas, vb. Kaynaklar Athanassiadi K, Kalavrouziotis G, Rondogianni D, et al. Primary chest wall tumors Early and long term results of surgical treatment. Eur J Cardiothorac Surg 2001;19589-93. Sabanathan S, Salama FD, Morgan WE, et al. Primary chest wall tumors. Ann Thorac Surg 1985;394-15. Liptay MJ, Fry WA. Malignant bone tumors of the chest wall. Semin Thorac Cardiovasc Surg 1999;11278-84. Anderson BO, Burt ME. Chest wall neoplasms and their management. Ann Thorac Surg 1994;581774-81. King RM, Pairolero PC, Trastek VF, et al. Primary chest wall tumors Factors affecting survival. Ann Thorac Surg 1986;41597-601. Pass HI. Primary and metastatic chest wall tumors. In Roth JA, Ruckdeschel JC, Weisenburger TH, eds. Thoracic Oncology. Philaelphia WB Saunders, 1995519-37. Graeber GM. Chest wall resection and reconstruction. Semin Thorac Cardiovasc Surg 1999;11251-63. Burt M. Primary malignant tumors of the chest wall The Memorial Sloan-Kettering Cancer Center experience. Chest Surg Clin N Am 1994;49363-9.
arkadaşlar geçen gün sabah göğüs kafesimin bittiği yerde tam orta kısma bir sancı saplandı..bir iki gündür de nefes alıp verdikça sancı giriyor..daha önce böyle bir sorun yaşayan veya bu konu hakkında bilgisi olan var mı? Reflü olmuş olabilirsin, göğsüne içten hafif ağrılar hissediyor musun ? Midende yanma yapabilir, sırtına da vurabilir. Mideden yemek borusuna kaçan asit göğüs bölgesine baskı yapıyor ve bu sebeple bu tarz ağrılar hissedilebiliyor. Ancak doktor değilim sadece bir tahmin, en sağlamı doktora görünmen, herhangi birşey olabilir ama eğer reflü isen korkacak birşey yok yaşam standartlarını birazcık değiştirerek rahatlıyorsun. Kesinlikle bir doktora uğra, ihmal etme quoteOrijinalden alıntı cause_of_deathReflü olmuş olabilirsin, göğsüne içten hafif ağrılar hissediyor musun ? Midende yanma yapabilir, sırtına da vurabilir. Mideden yemek borusuna kaçan asit göğüs bölgesine baskı yapıyor ve bu sebeple bu tarz ağrılar hissedilebiliyor. Ancak doktor değilim sadece bir tahmin, en sağlamı doktora görünmen, herhangi birşey olabilir ama eğer reflü isen korkacak birşey yok yaşam standartlarını birazcık değiştirerek rahatlıyorsun. Kesinlikle bir doktora uğra, ihmal etme Her şeye bunu yazıyorum ama üşütmeye benziyor. Kışın çok olurdu bana ince giyindiğim için. Bi anda bi sancı saplanıyo konuşman falan kesiliyor. Kötü bişey. quoteOrijinalden alıntı MeshheadHer şeye bunu yazıyorum ama üşütmeye benziyor. Kışın çok olurdu bana ince giyindiğim için. Bi anda bi sancı saplanıyo konuşman falan kesiliyor. Kötü Gösterreflü yok bende ..ama geçen gün böyle bir sancı oldu şuan geçti çok şükür quoteOrijinalden alıntı thelostempirereflü yok bende ..ama geçen gün böyle bir sancı oldu şuan geçti çok şükürAlıntıları Göster quoteOrijinalden alıntı Kloroformgöğüs kısmının bitiminin tam orta kısmına batıcı bir sancı saplandı ise bir kardiyoloğa görün derim kaybetmezsin sadece bir GösterKas gevişemesi diyor doktorlar bende gittim kas gevişekliği var dediler ama doktora git istersen. quoteOrijinalden alıntı Shady`Kas gevişemesi diyor doktorlar bende gittim kas gevişekliği var dediler ama doktora git Göster quoteOrijinalden alıntı libertiNefes alınca artan nefes verince azalan bir ağrı ise ve göğsünde meydana geliyorsa büyük ihtimal zatürre başlangıcıdır. İhmal etmemen ve doktora görünmeni tavsiye Göster quoteOrijinalden alıntı cem1116valla tam senin gibi ağrılar başladı bendede 2 yıl önce çok önemsemedim en başta geçer diye ama sonradan iki büklüm yürümeye başladım ağrı yüzünden derin nefes alırken falan çok şiddetli ağrı hissediyodum artık hareketimide kısıtlamaya başlayınca dahiliyeye gittim midemde bi sorun olcağı aklımın ucundan bile geçmezdi ama gastrit tehşisi koydu sonra bi ilaç verdi kullandım yine başladı hafif hafif ağrılar tekrar başka doktora gittiğimde gastroskopi yaptılar yani midenin içine bi kamera sokuyolar bi hortumla onun sonucundada gastrit dediler ve diğer doktordan çok farklı 2 ilaç verdi kullanmaya devam ediyom 2 ayın sonunda kontrole gitçem ama pekte faydasını göremiyom gibi ama sen yinede mutlaka gecikmeden bi doktora git derim üşütmüşündür fln dediler banada öyle geçiştirdim ama ilerlemeden bi görün derim muhtemelen midede bi sorun çıkçakAlıntıları Gösterevet bende dahiliyeye gitmeyi düşünüyorum bu ara umarım bir şey çıkmaz.. size de geçmiş olsun inşallah iyi gelir kullandığınız ilaçlar ve tedaviniz olumlu sonuçlanır quoteOrjinalden alıntı cem1116 valla tam senin gibi ağrılar başladı bendede 2 yıl önce çok önemsemedim en başta geçer diye ama sonradan iki büklüm yürümeye başladım ağrı yüzünden derin nefes alırken falan çok şiddetli ağrı hissediyodum artık hareketimide kısıtlamaya başlayınca dahiliyeye gittim midemde bi sorun olcağı aklımın ucundan bile geçmezdi ama gastrit tehşisi koydu sonra bi ilaç verdi kullandım yine başladı hafif hafif ağrılar tekrar başka doktora gittiğimde gastroskopi yaptılar yani midenin içine bi kamera sokuyolar bi hortumla onun sonucundada gastrit dediler ve diğer doktordan çok farklı 2 ilaç verdi kullanmaya devam ediyom 2 ayın sonunda kontrole gitçem ama pekte faydasını göremiyom gibi ama sen yinede mutlaka gecikmeden bi doktora git derim üşütmüşündür fln dediler banada öyle geçiştirdim ama ilerlemeden bi görün derim muhtemelen midede bi sorun çıkçak quoteOrijinalden alıntı thelostempireevet bende dahiliyeye gitmeyi düşünüyorum bu ara umarım bir şey çıkmaz.. size de geçmiş olsun inşallah iyi gelir kullandığınız ilaçlar ve tedaviniz olumlu sonuçlanırquoteOrjinalden alıntı cem1116 valla tam senin gibi ağrılar başladı bendede 2 yıl önce çok önemsemedim en başta geçer diye ama sonradan iki büklüm yürümeye başladım ağrı yüzünden derin nefes alırken falan çok şiddetli ağrı hissediyodum artık hareketimide kısıtlamaya başlayınca dahiliyeye gittim midemde bi sorun olcağı aklımın ucundan bile geçmezdi ama gastrit tehşisi koydu sonra bi ilaç verdi kullandım yine başladı hafif hafif ağrılar tekrar başka doktora gittiğimde gastroskopi yaptılar yani midenin içine bi kamera sokuyolar bi hortumla onun sonucundada gastrit dediler ve diğer doktordan çok farklı 2 ilaç verdi kullanmaya devam ediyom 2 ayın sonunda kontrole gitçem ama pekte faydasını göremiyom gibi ama sen yinede mutlaka gecikmeden bi doktora git derim üşütmüşündür fln dediler banada öyle geçiştirdim ama ilerlemeden bi görün derim muhtemelen midede bi sorun çıkçak Alıntıları Göster quoteOrijinalden alıntı cem1116sağolun umarım sizdede önemli bi rahatsızlık çıkmaz Allah şifa versin hepimize....Alıntıları Göster quoteOrijinalden alıntı 2000wattsBir kere bu agri kalp ile ilgili kesin bir sinir sikismasi ile ilgili sorunlar tamamen mide bulantisi,mide yanmasi,kusma hissi,kol ve sirt agrilari vede nefes alma zorlugu ile Göstermutlaka bir doktora başvurmalısınkötü bi durum yoktur inş. quoteOrijinalden alıntı beynim delikmutlaka bir doktora başvurmalısınkötü bi durum yoktur Gösterbende 5-6 sene boyunca aynı ağrılardan dolayı çok zorlandım. 18 yaşlarındaydım o zamanlar. İlk başta sadece göğsün sol tarafında bir iğneleme yapardı bende fazla önem vermedim. 2-3 hafta çetikten sonra sanki akciğerimin sol tarafında birşey varmış gibi hissettim. sanki bir taş. o zamanlar namaz kılardım, her eğildiğimde düşündüğüm taş aşşağıya yukarıya gider gelirdi ve öyle bir acı verirdiki namaz kılmayı bıraktım. senede 3-4 defa 1-2 hafta sürerdi. sanki kalp krizi gibi aniden başlardı ilk önce akciğerim sanki patalayacakmış gibi hissederdim ve nefes almakta zorluk çekerdim, bazen uyurken bile krize girerdim. kış yaz farketmezdi. 30-40 dk civarı sürerdi. neves alınca akciğerim patlayacakmış gibi hissederdim. ancak sanki namaz kılarmış gibi eğilince nefes alabiliyordum. kriz geçtikten sonra 1-2 hafta göğsümün içinde sanki taş varmış gibi hissederdim ve eğilemezdim, hızlı yürüyemez ve koşamazdım çünkü çok acı verirdi. 2 sene falan doktora gitmedim korktum kötü birşey çıkar diye. Bir keresinde öyle bir zor duruma düştüm ki dedim doktora gitmezsem ölüp gidecem. Gittim üniversitedeki doktora şöyle baktı 2-3 dk dedi birşeyin yok antibiyotik yazdı gönderdi. bir daha gitmem dedim kendi kendime. doktor rapor alacağımı düşündü galiba öyle gönderdi beni. 2 sene daha dayandım o acıya. 2004 yaz ayında yine krize girdim ve 1 ay boyunca göğsümdeki ağrılar geçmedi. öyle bir duruma geldim ki ne yatabiliyordum ne de yürüyebiliyordum. dayanamadım zar zora gittim tekrar doktora. bu seferki doktor anladı galiba beni hemen ambulansla acil servis İbni Sina hastanesine gönderdi. röntgen falan çekildi. önceden hep acaba kalp mi yoksa akciğerimde mi sorun var diye düşünürdüm. önceden çünkü kronik bronşitim vardı. meğerse benim gibi çok insan varmış pnömotorox mış bütün derdim. doktorun anlattığı kadar ak ciğerde küçücük baloncuklar varmış. onlarda bazen patlarmış ve akciğer ilk göğüs kafesin arasında hava kaçarmış. benimki biraz fazla patlıyormuş galiba çocuklukta yaşadığım bronşitin yan etkileri. ama fazla hava kaçarsa akciğer kanaması yapabilirmiş ondan dolayı eğer çok ağrı hissedersem hemen acil servise gitmeliymişim öldürebilirmiş yani. ama hiç bir çaresi ve ilacı yokmuş bu hastalığın. allahıma çok şükür hastaneye gittikten sonra bir daha olmadı. nedenini bilmiyorum. zaten hep öyle olmuştur hayatım boyunca hastalanırım gitmem doktora, zor durumda kalınca gidiyom tam doktora beni kontrol edecek herşeyim geçiyor.. 5-6 sene ama çok acı çektim hatta namaz kılmayı bıraktım ve hala da kılmıyorum. senin belki aynı pnömotoraxtır kardeş. genelde uzun zayıf erkeklerde görünen bir tür hastalık. bende uzun zayıfım. ama çok süründürür söylim, çünkü gece yatamazdım. anca sandalyede uyuyabiliyordum. yani 90 derece durdun mu sanki hiç birşeyin yokmuş gibi geliyor ama eğildin mi yattın mı çok acı verirdi. düşünsenize 2-3 hafta sandalyede uyumayı dimdik şekilde? quoteOrijinalden alıntı kirgizbende 5-6 sene boyunca aynı ağrılardan dolayı çok zorlandım. 18 yaşlarındaydım o zamanlar. İlk başta sadece göğsün sol tarafında bir iğneleme yapardı bende fazla önem vermedim. 2-3 hafta çetikten sonra sanki akciğerimin sol tarafında birşey varmış gibi hissettim. sanki bir taş. o zamanlar namaz kılardım, her eğildiğimde düşündüğüm taş aşşağıya yukarıya gider gelirdi ve öyle bir acı verirdiki namaz kılmayı bıraktım. senede 3-4 defa 1-2 hafta sürerdi. sanki kalp krizi gibi aniden başlardı ilk önce akciğerim sanki patalayacakmış gibi hissederdim ve nefes almakta zorluk çekerdim, bazen uyurken bile krize girerdim. kış yaz farketmezdi. 30-40 dk civarı sürerdi. neves alınca akciğerim patlayacakmış gibi hissederdim. ancak sanki namaz kılarmış gibi eğilince nefes alabiliyordum. kriz geçtikten sonra 1-2 hafta göğsümün içinde sanki taş varmış gibi hissederdim ve eğilemezdim, hızlı yürüyemez ve koşamazdım çünkü çok acı verirdi. 2 sene falan doktora gitmedim korktum kötü birşey çıkar diye. Bir keresinde öyle bir zor duruma düştüm ki dedim doktora gitmezsem ölüp gidecem. Gittim üniversitedeki doktora şöyle baktı 2-3 dk dedi birşeyin yok antibiyotik yazdı gönderdi. bir daha gitmem dedim kendi kendime. doktor rapor alacağımı düşündü galiba öyle gönderdi beni. 2 sene daha dayandım o acıya. 2004 yaz ayında yine krize girdim ve 1 ay boyunca göğsümdeki ağrılar geçmedi. öyle bir duruma geldim ki ne yatabiliyordum ne de yürüyebiliyordum. dayanamadım zar zora gittim tekrar doktora. bu seferki doktor anladı galiba beni hemen ambulansla acil servis İbni Sina hastanesine gönderdi. röntgen falan çekildi. önceden hep acaba kalp mi yoksa akciğerimde mi sorun var diye düşünürdüm. önceden çünkü kronik bronşitim vardı. meğerse benim gibi çok insan varmış pnömotorox mış bütün derdim. doktorun anlattığı kadar ak ciğerde küçücük baloncuklar varmış. onlarda bazen patlarmış ve akciğer ilk göğüs kafesin arasında hava kaçarmış. benimki biraz fazla patlıyormuş galiba çocuklukta yaşadığım bronşitin yan etkileri. ama fazla hava kaçarsa akciğer kanaması yapabilirmiş ondan dolayı eğer çok ağrı hissedersem hemen acil servise gitmeliymişim öldürebilirmiş yani. ama hiç bir çaresi ve ilacı yokmuş bu hastalığın. allahıma çok şükür hastaneye gittikten sonra bir daha olmadı. nedenini bilmiyorum. zaten hep öyle olmuştur hayatım boyunca hastalanırım gitmem doktora, zor durumda kalınca gidiyom tam doktora beni kontrol edecek herşeyim geçiyor.. 5-6 sene ama çok acı çektim hatta namaz kılmayı bıraktım ve hala da kılmıyorum. senin belki aynı pnömotoraxtır kardeş. genelde uzun zayıf erkeklerde görünen bir tür hastalık. bende uzun zayıfım. ama çok süründürür söylim, çünkü gece yatamazdım. anca sandalyede uyuyabiliyordum. yani 90 derece durdun mu sanki hiç birşeyin yokmuş gibi geliyor ama eğildin mi yattın mı çok acı verirdi. düşünsenize 2-3 hafta sandalyede uyumayı dimdik şekilde? Alıntıları Gösterama bu hastalık tamamen geçmiyor bazen sıkışıyor ve düşünüyorum acaba yine mi patladı akciğerim. önceden yüzmeyi acayip severdim artık yüzemiyorum fazla, dalış da kesinlikle yasak. quoteOrijinalden alıntı kirgizama bu hastalık tamamen geçmiyor bazen sıkışıyor ve düşünüyorum acaba yine mi patladı akciğerim. önceden yüzmeyi acayip severdim artık yüzemiyorum fazla, dalış da kesinlikle Gösterbende bu ara olmuyor ama dahiliyeye gideceğim ilk fırsatta kirgiz geçmiş olsun..umarım bir daha patlamazlar quoteOrijinalden alıntı thelostempirebende bu ara olmuyor ama dahiliyeye gideceğim ilk fırsatta kirgiz geçmiş olsun..umarım bir daha patlamazlarAlıntıları Göster Beyler gögüs altı davasına benimde çok şikayetim bende evham var çokgerisini siz düşünün geceleri bi gram uyku altında beni çok rahatsız eden bişey doktor filanmı var sıkıntılarımızı sorsak derin nefes alınca kalbimin orda yada biraz altında acı,yanma gibi bi his rahatsız ediyor inceden arada bir arkadaşımız yazmış bobreklerine dogru bi sancı saplanması davasını bu sorun yüzüne doktora kesildi 4 5 hemen uctum üşütmeden meydena geliyormuş,önemli bir sağlık sorunu benim derdimi çeken ark lar,hastaneye giden,yada burda bu işlerden anlayan doktor vs...bana bir yardımcı olabilirmi ? önemli bişeymidir bu acaba?önemsiz de olsa bu şekilde gaz var midemde ama onuda söyleyim yardımcı olsanız çok çok teşekkürler quoteOrijinalden alıntı kek_livesBeyler gögüs altı davasına benimde çok şikayetim bende evham var çokgerisini siz düşünün geceleri bi gram uyku altında beni çok rahatsız eden bişey doktor filanmı var sıkıntılarımızı sorsak derin nefes alınca kalbimin orda yada biraz altında acı,yanma gibi bi his rahatsız ediyor inceden arada bir arkadaşımız yazmış bobreklerine dogru bi sancı saplanması davasını bu sorun yüzüne doktora kesildi 4 5 hemen uctum üşütmeden meydena geliyormuş,önemli bir sağlık sorunu benim derdimi çeken ark lar,hastaneye giden,yada burda bu işlerden anlayan doktor vs...bana bir yardımcı olabilirmi ? önemli bişeymidir bu acaba?önemsiz de olsa bu şekilde gaz var midemde ama onuda söyleyim yardımcı olsanız çok çok teşekkürler Merhaba benim göğüs kafesimin hemen altında ele gelcek şekilde şişlik oluşuyor ve bazı günler ince ince bıçaklar saplanıyor gibi ağrılar bazen çok şidetli dk sonrasında ise ağrı bi anda yok denecek kadar yılı aşkın süredir ağrılarım oluyor ama git gide ben daha 18 bile değilim ne yapmam gerekiyor onu bile yardımcı olur musunuz acaba hangi bölüme gitmeliyim sizce? Benim de bi kaç gündür göğüs kafesimin altında bi ağrı vardı 15 yaşındayım bronşit geçirdim yaklaşık bir ay boyunca antibiyotik aldım. Tedavi bittikten bi kaç gün sonra göğüs kafesimin altında diyaframa yakın yerdr acayip bi ağrı vardı. Doktoruma gittim röntgen çekti ciğerinde bişey yok ama çok fazla gazın var bu da reflüye sebep oluyor Ağrıların sebebi de bu dedi ve asit pompası inhibitörü diye tabir edilen bi ilaç verdi. Bi kaç gün kullanmama rağmen ağrılar geçmedi ve göğsüme baskı yapmaya başladı. Nefedim üzerine acile gittim ve doktor bana fazla antibiyotik almaktan dolayı mide zarar görür. Antiasit içersen gdçer Renie , Talcid dedi. Sayfaya Git Sayfa
Dr. Doktoru Cevabı Vücudunuzun herhangi bir bölgesinde gözünüze ilişen ya da dokunduğunuz anda farkettiğiniz fazlalıklar bir anda sizi dehşete düşürebilir. O fazlalıkları kanserli hücrelerin oluşturduğunu düşünebilirsiniz. Kanser korkusu yüzünden her fırsatta vücudunuzda yumru araştırması yapabilirsiniz. Belirtileri Tanıyın Aslında vücutta neden belirdikleri bilinmeyen şişlik ve yumrulardan korkmakta haklısınız, ama bu fazlalıkların hepsinin kanser habercisi olduklarını düşünmek yanlış. Glamour Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada vücuttaki fazlalıkların ne zaman tehlike habercisi olabilecekleri açıklandı. Vücudunuzda birdenbire beliren fazlalıkları önce çok iyi tanımalısınız. Bunların özelliklerini bilmeli ve uğradıkları değişimleri dikkatle izlemelisiniz. Uzmanlar deri altında beliren şişkinliklerin çoğu zaman habis urlar olmadıklarını belirtiyorlar. Ancak her şeye rağmen doktor kontrolünden geçmek gerekiyor. Derideki Kabartı ve Lekeler Vücudunuzda koyu renkli ve değişik şekiller alan kabartılar gördüğünüz zaman endişelenmekte haklı olabilirsiniz. Deri kanserinin melanoma’’ adıyla bilinen türü en tehlikeli olanıdır. Karsinoma’’ adıyla bilinen bir başka deri kanseri türü ise melanoma gibi tehlikeli olmamakla birlikte tedavi edilmezse vücudun başka bölgelerine yayılabilir. Bu nedenle vücudunuzdaki benlerin birden büyümeye başlamaları, renk ve şekil değiştirmeleri, tehlike habercisidir. Böyle durumlarda hemen doktora başvurmalısınız. Yumuşak Lipomalar Koltuk altları, omuzlar ve sırtta görülen yumuşak yumrulara lipoma’ adı veriliyor. Bunlar aslında yağ birikintileridir. Lipomalar bir inci tanesi kadar küçük ya da bir portakal kadar büyük olabilirler. Bunların alınmasına gerek yoktur. Lipomaların neden ortaya çıktıkları henüz bilinmiyor. Tehlikeli Benler Asimetri Kanserli ben, bir kenarından ikiye bölünmüş gibi görünüyor. Renk Benin rengi yer yer kahverengi, siyah ve açık kahverengi. Göğüste Şişlik Genç kadınların göğüslerinde beliren yumruların büyük bir çoğunluğu kötü huylu değildir. İyi huylu yumruların da türleri var. 1. Kistler Sıvı dolu torbacıklar. Bunlar sertlikleriyle dikkat çekerler. Kistler bir gecede de oluşabilirler ve dokunduğunuz zaman acı verir. 2. Fibradenomalar Bu türler, başka dokuların hücrelerinin yanlış yerlerde birikmesinden kaynaklanır. Bunlar sanki minik lastik toplar gibidir. Parmağınızı değdirdiğiniz zaman hareket ederler. Bu yumruların sadece yüzde 1’inin kansere neden olduğu ileri sürülüyor. Eğer ailede göğüs kanserine yakalanmış kişiler yoksa yumruda büyüme görülmüyorsa ve şekli değişmiyorsa, bunların alınması gerekmez. Küpenizi takarken parmağınız kulağınızın arkasına değer ve orada bir kabarıklığın bulunduğunu farkedersiniz. Bu minik yumrunun kanser habercisi olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa gerçekte lenf bezlerinde şişme olmuştur. Eğer şişkinlik iki haftadan fazla sürerse ve büyümeye başlarsa doktora başvurmalısınız. Boyunda, koltuk altlarında göğüste, karında ve hatta bacak arasında bu tür şişkinliklere rastlayabilirsiniz. Lenf bezlerindeki şişmeler, vücudun bağışıklık sisteminin bir enfeksiyona karşı savaş açtığını belirler. Altı hafta içinde durum normale dönmezse o zaman lenfoma kanseri araştırması yapılmalı.
Göğüs üstünde genellikle tesadüfen farkedilen şişlik, kişinin endişeye ve paniğe kapılmasına neden olmaktadır. Endişenin altında yatan temel neden; şişliğin tümör veya kist gibi ciddi sağlık sorunları ile ilgili olabileceği ihtimalidir. Ancak göğüs üstünde her şişlik şikayeti, tümör veya kistlerden kaynaklı olmayabilir. Boyun ile karın arasındaki vücudun üst bölgesi olarak ifade edilen göğüs kafesi, bir çok hayati organın dışarıdan zara görmesini engellemekle görevlidir. Göğüs kafesi altında solunum, sindirim, dolaşım gibi hayati fonksiyonları yerine getiren bir çok organ bulunmaktadır. Bu bölgedeki organlarda oluşabilecek rahatsızlıklar, enfeksiyonel sorunlar göğüs bölgesinde ağrı ve sancıya sebebiyet verebilmektedir. Fakat göğüsteki şişlikler için aynı şeyi söylemek pek mümkün değildir. Göğüs üstünde şişlik sorununun altında yatan nedenin tanısında; şişliğin tam olarak hangi bölgede oluştuğu ve ağrı hissine sebebiyet verip vermediği gibi detaylar büyük önem taşımaktadır. Göğüs Üstünde Şişlik Neden Olur? Darbe veya HasarTravma Etkenleri Göğüs bölgesine doğru alınabilecek hasar veya darbeler, göğüs üstünde şişlik şikayetine yol açabilmektedir. Şişlik ile birlikte ağrı hissedilebilir. Göğüsteki şişlik, travmatik etkenlerin vücutta oluşturduğu fizyolojik bir sonuç olabilir. Eğer çok şiddetli bir darbe alındıysa, şişlik ihmal edilmemeli ve hemen uzman bir doktora başvurulmalıdır. Yağ Bezesi Göğüste farkedilen şişlik, yağ bezesi gibi basit nedenlerden kaynaklı oluşmuş olabilir. Cilt altı bölgesinde yağ hücrelerinin birikmesi sonucunda oluşan yumuşak kist şeklinde tanımlanan yağ bezesi, tıp dilinde lipom olarak ifade edilmektedir. Yağ bezesi, yumuşak ve üzerine basıldığında hareket eden bir yapıdadır. Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilen yağ bezesi daha çok göğüs, omuz ve sırt bölgelerinde görülmektedir. Genellikle herhangi bir sağlık sorunu teşkil etmez. Meme Kanseri Göğüs üstünde şişlik sorunu pek çok kadının korkulu rüyalarından biridir. Bunun nedeni; göğüste ele gelen kitleninşişliğin, meme kanseri bulgusu olabileceği ihtimalidir. Göğüste farkedilen şişlik, meme kanserinin en bilindik belirtilerinden biridir. Şişlik, kanserin ilk aşamalarında ağrısız görülürken ilerleyen süreçlerde ağrı hissine sebebiyet verebilmektedir. Fakat göğüsteki şişlik, tek başına meme kanseri bulgusu olarak değerlendirilemez. Beraberinde görülen başka belirtilerin de uzman doktor tarafından detaylı incelenmesi gerekmektedir. Meme kanserinin belirtileri şunlardır; Koltuk altı veya göğüs bölgesinde ele gelen sertlik, kitleşişlik meme ucundan gelen akıntı göğüste kızarıklık ve yara göğüste şekil bozukluğu ve büyüme göğüs ucunda kabuklanma, soyulma gibi problemler Göğüs üstünde şişlik şikayeti, meme kanseri gibi ciddi rahatsızlıkların bulgusu olabileceğinden kesinlikle ihmal edilmemelidir. Şişlik için en kısa zamanda genel cerrahi uzmanına başvurulmalı ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR
bebeklerde gögüs kafesi altında şişlik